20’li Yaşlarda Ortaya Çıkıyor, Kadınları Etkiliyor: Lipödem Sessizce İlerliyor

Lipödem belirtileri kadınlarda bacak ve kollarda ağrılı yağlanma

Son dönemde beslenmenize dikkat etmenize rağmen kilo alıyor, özellikle bacak ve kollarda orantısız yağlanma yaşıyorsanız bu durum basit bir kilo artışından daha fazlası olabilir. Toplumda çoğu zaman “ağrılı selülit” olarak bilinen lipödem, özellikle kadınları etkileyen ve zamanla ilerleyebilen bir hastalık olarak dikkat çekiyor.

Lipödem; yağ dokusunun patolojik biçimde birikmesi ve vücutta anormal dağılım göstermesiyle ortaya çıkıyor. En sık bacaklar, kalçalar ve kollarda simetrik genişleme ile kendini gösteren hastalık, yalnızca estetik bir sorunla sınırlı kalmıyor.

Acıbadem Bakırköy Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Şule Arslan, lipödemin cilt altındaki yağ dokusunun sertleşmesi, ağrı, hassasiyet ve kolay morarma gibi belirtilerle ilerlediğini belirterek, erken tanı konulmadığında yaşam kalitesini ciddi biçimde düşürebileceğine dikkat çekiyor.

Kadınlarda daha sık, 20’li yaşlarda belirginleşiyor

Lipödemin büyük ölçüde kadınları etkilediğini, erkeklerde ise oldukça nadir görüldüğünü belirten uzmanlar, Batı ülkelerinde yapılan çalışmalarda hastalığın kadınlarda görülme oranının yüzde 11–18 arasında değiştiğini aktarıyor.

Hastalık çoğunlukla ergenlik sonrası dönemde ya da 20’li yaşlarda belirginleşmeye başlıyor. Menopoz döneminde ise belirtilerin şiddetlenebildiği ifade ediliyor.

Gün sonunda artan şişlik önemli bir sinyal olabilir

Lipödemin en sık görülen belirtileri arasında; simetrik şişlik, ağrı ve hassasiyet yer alıyor. Dokunma, basınç ya da hareket sırasında ağrı artabiliyor. Akşam saatlerine doğru şişliklerin belirginleşmesi ve kolay morarma da hastalığın tipik bulguları arasında.

Prof. Dr. Şule Arslan, bazı hastaların ağrıyı yanma hissi şeklinde tarif ettiğini, bazılarının ise herhangi bir darbe hatırlamamasına rağmen kol ve bacaklarında sık morarma yaşadığını söylüyor. Ayakların genellikle etkilenmemesi, lipödemi diğer ödem türlerinden ayıran önemli bir özellik olarak öne çıkıyor.

Kilo artışı şikâyetleri ağırlaştırabiliyor

Genetik yatkınlık, hormonal değişimler (ergenlik, hamilelik, doğum kontrol hapı kullanımı), hareketsiz yaşam tarzı ve yanlış beslenme lipödem gelişiminde rol oynayan faktörler arasında yer alıyor.

Uzmanlara göre lipödem tanısı alan hastaların önemli bir bölümünde vücut kitle indeksi normalin üzerinde. Kilo artışı, ağrı ve hareket kısıtlılığı gibi şikâyetlerin daha da belirginleşmesine yol açabiliyor.

Erken tanı ve yaşam tarzı değişikliği kritik

Lipödemde tam iyileşme her zaman mümkün olmasa da, doğru ve sürdürülebilir tedaviyle hastalık kontrol altına alınabiliyor. Tedavide amaç; ilerlemenin yavaşlatılması, belirtilerin hafifletilmesi ve ikincil sorunların önlenmesi.

Manuel lenfatik drenaj, kompresyon tedavisi, egzersiz, kilo kontrolü ve stres yönetimi tedavinin temel unsurları arasında yer alıyor. Prof. Dr. Şule Arslan, düzenli hekim takibi ve uzun vadeli yaşam tarzı değişikliklerinin komplikasyonların önlenmesinde büyük önem taşıdığını vurguluyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Bu haber hakkında ne hissediyorsunuz?
Tek bir tepki seçebilirsiniz.
Sonraki Haber Önceki Haber
Henüz Yorum Yapılmamış
Yorum Yap
comment url