Kış aylarında açık havada egzersiz yapmak, doğru planlandığında hem formu korumaya hem de genel sağlık halini desteklemeye yardımcı olabilir. Uzmanlar, soğuk havada yapılan orta şiddetli ve düzenli egzersizin bağışıklık sistemini uyarabileceğini vurguluyor. Anadolu Sağlık Ataşehir Tıp Merkezi’nden Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan, “Düzenli yapılan orta şiddetli egzersizler, vücudun doğal savunmasını güçlendirirken soğuğa karşı dayanıklılığı artırabilir ve enfeksiyonlara karşı dirence katkı sağlayabilir” değerlendirmesinde bulundu.
Vücut 37°C’yi korumak için daha fazla enerji harcıyor
İnsan vücudunun ideal sıcaklığının yaklaşık 37°C olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Koylan, iç ısı dengesini koruyan sistemin (termoregülasyon) soğuk havada daha yoğun çalıştığını belirtti. Bedenin ısısını sabit tutmak için ekstra enerji harcadığını söyleyen Koylan, bu süreçte “titremesiz termogenez” mekanizmasının devreye girdiğine dikkat çekti.
Titremeden ısı üretmeye yardımcı olan bu mekanizmada kahverengi yağ dokusunun rol oynadığını aktaran Koylan, artan enerji ihtiyacının metabolizmayı hızlandırabildiğini; özellikle egzersiz sırasında yağ yakımının belirginleşmesine katkı sağlayabileceğini ifade etti.
Isınma ihmal edilirse sakatlanma riski artabilir
Soğuk havada vücudun ısı kaybını azaltmak için kan damarlarını daralttığını belirten Prof. Dr. Koylan, bu durumun kas ve eklemlere giden kan akışını azaltabileceğini söyledi. Azalan dolaşımın kas ve tendonların esnekliğini düşürebileceğini, eklem sıvısının daha yoğun hale gelerek sertleşmeye yol açabileceğini dile getiren Koylan, egzersiz öncesi ısınmanın önemine vurgu yaptı.
Yeterli ısınma yapılmadığında gerilme, kas spazmı ve yaralanma riskinin arttığını belirten Koylan, soğuk günlerde antrenmana daha “yumuşak” bir başlangıç yapılmasını önerdi.
Nefes kontrolü performansı doğrudan etkileyebilir
Egzersizde doğru nefes tekniklerinin oksijen kullanımını verimli hale getirdiğini belirten Koylan, diyafram (karın) nefesinin akciğer kapasitesinin daha etkin kullanılmasını sağladığını ifade etti. Bu sayede vücuda alınan oksijenin arttığını, kalbin daha verimli çalışabildiğini aktardı.
Ritmik nefes ve “kutusal nefes” gibi kontrollü tekniklerin ise parasempatik sinir sistemini aktive ederek kalp atış hızının yavaşlamasına, kan basıncının düşmesine ve odaklanmanın artmasına katkı sağlayabileceğini söyledi.
Hastayken “boyun üstü kuralı” yol gösterici olabilir
Kışın sık görülen soğuk algınlığında egzersiz yapıp yapmama kararında “boyun üstü kuralı”nın pratik bir yaklaşım olduğuna değinen Prof. Dr. Koylan, burun akıntısı, hafif boğaz ağrısı ve hapşırma gibi boynun üstünde kalan şikâyetlerde hafif egzersizin çoğu zaman güvenli kabul edildiğini belirtti.
Ancak göğüs tıkanıklığı, derin öksürük, yaygın kas ağrısı ya da ateş gibi belirtiler varsa egzersizden uzak durmanın iyileşme süreci açısından önemli olduğunu vurguladı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı